SailBlogs
Bookmark and Share
Jaya's Voyage
12/28/2012

Skala Loutra, Lesvos, Greece (early December, 2012) - We left Bademli on the 2nd of December for Dikili to clear out of Turkey and to sail afterwards to Mytilini, Lesvos to check into Greece. The weather forecast was for strong southerlies later in the day but it was flat calm when we started. It took more than 4 hours to arrive Dikili about 7 miles away with the wind starting only in the last hour. We entered the fishing harbour, completed the exit formalities quite quickly (although it was a Sunday), did some shopping spending the last little bit of our Turkish lira and left Dikili straight after that around 1.30 pm. We made our way towards Lesvos quite slowly in the beginning with a temperamental southerly wind hoping to get to Mytilini before dark and then quite fast under strong gusts as we approached the town. We could enter the harbour and tie alongside the customs wall just when it started to get dark. Entry formalities were completed fast and smoothly this time as we knew what to do and where to go (and thanks to the Greek port authority which is on duty around the clock). We spent the night in the town harbour with the fierce gusts and heavy rain beating up the noise of the town this time. After spending the following night in an uncomfortable anchorage just north of Mytilini (having tried but failed to round the southeast corner of the island against a wind on the nose), we arrived our home on Lesvos, Skala Loutra, sailing downwind with a cold northwesterly the next day - the crew announced it the first day of winter and the captain confirmed it by collecting firewood from the beach and starting the nice little stove. Boat sweet boat.
Here we are in the most comfortable spot we have ever found in the Med so far - pretty, friendly, convenient and free. We are in our former spot, tied alongside the fishing boats' stone jetty, but our nice old wooden fishing boat is gone as well as the Egyptian fishermen friends. Our only neighbour is the German flagged Nordkaper with a nice young couple with two little kids and a kitten aboard. The weather is unusual though (or maybe it's just being winter) with strong and wet southerlies one day and cold northerlies the next day. Although it's cosy here, we'll try not to get stuck here this time but be on the move and explore other islands making our way to the milder south Aegean.
_____________________________________________________
Skala Loutra, Midilli, Yunanistan (Aralık başı, 2012) - Türkiye'den çıkış işlemleri için Dikili'ye, sonra da Yunanistan'a giriş işlemleri için Midilli'nin başkenti Mitilini'ye gitmek üzere 2 Aralık sabahında Bademli'den ayrıldık. Hava durumuna göre lodos günün ilerleyen saatlerinde giderek şiddetlenecekti ama koydan çıktığımızda rüzgâr neredeyse sıfır, deniz kıpırtısızdı. Sadece 7 mil kadar uzakta olan Dikili'ye varmak 4 saatten fazla sürdü; mesafenin büyük kısmını ancak son saat içinde aldık nihayet başlayıp artan rüzgârla. Balıkçı limanına girip bağlandık, çıkış işlemleri hızlı bir şekilde tamamlandı (günlerden Pazar olmasına rağmen), cebimizde kalan son birkaç lirayla süpermarketten alabildiğimizi aldık ve hiç oyalanmadan Dikili'den ayrıldık - saat 13.30 civarıydı. Hava kararmadan önce Mitilini'ye varabilmeyi istiyorduk ama bir esip bir duran kaprisli lodosla gayet yavaş ilerliyorduk. Sonra adaya yaklaştıkça rüzgâr artıp sertleşti ve hızla limana girip hava tam kararmaya başlamışken gümrük rıhtımına bağlandık. Giriş işlemleri bu sefer hızlı ve kolay oldu, ne yapmak ve nereye gitmek gerektiğini bildiğimiz için (bir de liman yetkilileri haftanın 7 günü 24 saat görevleri başında olduğu için). Geceyi Mitilini limanında geçirdik - şiddetli lodos ve yağmur kasabanın gürültüsünü bastırdı bu sefer. Ertesi gün güçlü lodosa karşı adanın güneydoğu burnunu dönemeyip geri dönerek geceyi Mitili'nin hemen kuzeyindeki rahatsız bir demir yerinde geçirdikten sonra, nihayet buz gibi bir karayelle Midilli'deki evimiz Skala Loutra'ya vardık - o günü kışın ilk günü ilan ettim, Mark da kumsaldan yakacak odun toplayıp minik sobamızı faaliyete geçirerek bu gerçeği doğruladı. Tekne sıcacık bir yuva oldu.
Akdeniz'de şimdiye kadar bulduğumuz en rahat yerdeyiz işte yine. Güzel, sakin, insanları sıcak bir yer burası ve de limanı ücretsiz. Yazın bağlı olduğumuz beton balıkçı iskelesine bağlıyız yine, ama eski ahşap tekne artık burada değil, cömert Mısırlı balıkçılar da... Tek komşumuz, iki minik çocuklu hoş bir çifti barındıran, Ren ve Tuna üzerinden Karadeniz ve Ege'ye inmiş, Akdeniz'i aşıp Marsilya'ya, sonra da Ron ve kanallar üzerinden Kuzey Denizi ve nihayet Hamburg'a varmayı hedefleyen Alman bayraklı Nordkaper. Havalar tuhaf (gerçi belki de kış kışlığını yapıyordur), bir gün şiddetli yağışlı sert lodos, bir sonraki gün soğuk poyraz esiyor. Burada rahatımız yerinde ama bu sefer burada takılıp kalmak yerine, hareket halinde olup başka adaları da görerek daha yumuşak iklimli güney Ege'ye inmek istiyoruz.

12/28/2012

Bademli, Dikili, Turkey (late November, 2012) - With a gentle southerly wind which was expected to pick up and blow with fierce gusts the following day, we exited the Gulf of İzmir on the 28th of November and sailed northwards to Bademli to take shelter in its beautiful bay from the wet gusts and then to continue to Dikili to clear out of Turkey. Our spot was so sheltered that it was hard to understand how windy it was out in the open sea. During our 5 days here we took pleasant walks to the pretty village, to long sandy beaches and through olive groves to find an ancient thermal bath - a simple little pool of mineral water with right temperature, enclosed with stone walls with no roof, just by the sea with little pebble beaches on either side. It was an extraordinary luxury to have a bath listening to the waves splashing on the walls.
___________________________________________________________
Bademli, Dikili, Türkiye (Kasım sonu, 2012) - 28 Kasım sabah erkenden, bir sonraki gün şiddetlenmesi beklenen hafif bir lodosla İzmir Körfezi'nden çıkıp hoş bir pupa seyriyle aynı gün öğleden sonra Bademli'ye vardık, burada sert rüzgârların geçmesini bekleyecek, sonra da Türkiye'den çıkış işlemlerini yapmak için Dikili'ye devam edecektik. Neredeyse göl denilebilecek iç koy öyle korunaklıydı ki rüzgârın açık denizde ne şiddete estiğini anlamadık bile. Burada geçirdiğimiz 5 gün içinde yağmurdan fırsat buldukça uzun yürüyüşler yaptık, sevimli Bademli köyüne, uzun kumsallara gittik. Ama vardığımız en özel hedef, kim bilir tarihin hangi çağından beri aynı yerde bulunmakta olan bir kaplıca hamamıydı. Etrafı taş duvarlarla çevrilmiş, çatısız, yerden kaynayan suyu tam da gerektiği sıcaklıkta olan bu basit, küçük havuzda duvarlara vuran dalgaların sesi eşliğinde yıkanmak olağandışı bir lükstü.

11/20/2012

Manal, Gulf of İzmir, Turkey (mid November, 2012) - We came back to Mordoğan to do the last things before leaving Turkey for Greece again: mainly a Schengen visa for the crew, some sewing work etc. During that week, a force-7 NE wind that lasted for about 36 hours showed how uncomfortable that harbour would be in bad winter conditions. Not only spray but the waves themselves were reaching the boat over the short height of the breakwater. That felt like a torrential salty rain (hence the word "sprain" invented by the crew). Apart from that, waves were entering the harbour to make life more difficult. The strong wind calmed down, things were done, and then we left Mordoğan and anchored in our favourite bay Manal again. Now we are waiting for some favourable winds to get out of the Gulf of İzmir. Hope it arrives during our last 10 days in Turkey.
___________________________________________________________
Manal, İzmir Körfezi, Türkiye (Kasım ortası, 2012) - Schengen vizesi, ufak tefek tamirat gibi Yunanistan'a gitmeden önce halletmek gereken son işleri yapmak üzere Mordoğan'da kaldık bir süre. Bu sırada 36 saat boyunca 7 şiddetinde esen poyraz bu limanın kötü kış koşullarında ne kadar barınılmaz olduğunu gösterdi. Şiddetli poyrazda serpinti alacağımızı bekliyorduk, ama dalgaların kendisi de dalgakıranı aşıp teknenin üstüne yağdı, şiddetli bir tuzlu yağmur gibi. Ayrıca limanın içine dalga da giriyor, tekneyi iyice çalkalayarak içeride hayatı daha da zorlaştırıyordu. Fırtına dindi, işleri hallettik ve sonra da Mordoğan'dan ayrılıp gözde demir yerimiz Manal'a gelip demirledik. Şimdi İzmir Körfezi'nden çıkmak üzere uygun bir rüzgâr bekliyoruz. Türkiye'de 10 günümüz kaldı, bakalım olacak mı...

11/24/2012 | sarah
Hey You two all looks really fantastic!! Were over here with lots of big winds and rain, rain, and more rain. Poor Ellie is going nuts! Wish we could join you but Merv is busy refurbishing the fruit and veg shop in the village. Love to you both sarah and merv xx
12/02/2012 | Trisha
Manal doesn't look as warm as when we were there in September! We had such a nice time with you two. Hope Greece is good to you and you find some work there, Mark. Love Mum
11/20/2012

Foça, Turkey (early November, 2012) - Another picturesque town with a Greek feel in the entrance to the Gulf of İzmir that has plenty of little off-lying islands and bays. As soon as a light northerly wind started, we pulled the anchor up and left the main bay of Ayvalık motoring. Out in the open sea, the wind was still very light and it took almost 12 hours to reach Foça. We had to motor the last 2 miles as the wind had changed and it was 3 am when we anchored in the first bay we arrived at. The next morning we left Foça with a gentle westerly wind sailing through numerous little boats that were enjoying the sunny and warm Sunday fishing - what a pretty sight it was! We reached Mordoğan after a few hours and stopped just before the harbour entrance letting the boat drift while we were trying to catch squid - we did catch five of them.
_________________________________________________________________
Foça, Türkiye (Kasım başı, 2012) - İzmir Körfezi çıkışındaki bu güzel kasaba da çevresindeki küçük adalarla çeşit çeşit koylara sahip. Hafif bir kuzey rüzgârı başlar başlamaz Ayvalık'ta kaldığımız koydan demir alıp motorla Ayvalık'ın büyük koyunun kanalından çıktık. Rüzgâr açıkta da son derece hafifti ve kâh durup kâh ilerleyerek 12 saatte Foça'ya vardık. Rüzgâr değişip karşımızdan gelmeye başladığı için son birkaç mili motorla geçip ilk koyda demirlediğimizde gece saat 3'tü. Ertesi sabah hoş bir batı rüzgârıyla demir alıp, balık tutarak güneşli, ılık Pazar gününün keyfini çıkaran çok sayıdaki minik teknenin arasından süzüle süzüle Foça'dan ayrıldık. Birkaç saat sonra Mordoğan'a ulaşıp liman girişinin önünde durduk, tekneyi sürüklenmeye bırakarak kalamar yakalamaya giriştik - ve beş tane tuttuk!

11/20/2012

Ayvalık, Turkey (late October - early November, 2012) - A nice town with a Greek feel on the north Aegean coast which provides numerous anchorages in its archipelago offering shelter against all kinds of wind directions. We were keen to visit this place before heading south Aegean for the winter and when the weather forecast showed some strong southerlies coming, we took the opportunity to sail northwards to see that maze of anchorages and take better shelter against the strong southwesterly wind which would turn Mordoğan harbour into a mess. We left Mordoğan early in the morning with the first of the southerly wind and reached Ayvalık in late afternoon after a good downwind sail for almost 50 miles. As soon as we anchored in one of the pretty bays, we cooked the nice-sized bonito we caught earlier while sailing. We were quite comfortable in the anchorage during the strong southerly wind that came a few days later and after that we hang around the archipelago for another week anchoring in a different bay every day while waiting for the northerly wind to sail back to Mordoğan.
_______________________________________________________________________
Ayvalık, Türkiye (Ekim sonu - Kasım başı, 2012) - Kuzey Ege'nin en çok Yunan havası taşıyan güzel kasabası Ayvalık, çevresindeki takımadalarıyla her yönden rüzgâra karşı koruma sağlayan çeşit çeşit demir yerine sahip. Kışı geçirmek üzere güney Ege'ye inmeden önce burayı görmek istiyorduk ve hava tahminleri birkaç güne şiddetli lodos başlayacağını gösterdiğinde fırsatı kullanıp bu koylar diyarına gitmeye, ayrıca lodosa açık olan Mordoğan limanından daha iyi koruma sağlayacak bir koya sığınmaya karar verdik. Mordoğan'dan sabah erken ayrıldık ve yaklaşık 50 millik güzel bir pupa seyrin ardından akşama doğru Ayvalık'a ulaştık. Güzel koylardan birine demirler demirlemez yolda tuttuğumuz büyük palamutu pişirip afiyetle yedik. Birkaç gün sonra gelen şiddetli lodosu rahat bir şekilde geçirdik, sonra da hemen her gün bir başka koyda demirli halde bir hafta daha kaldık burada, Mordoğan'a dönmek için kuzey rüzgârını bekleyerek.

11/20/2012

Mordoğan, Gulf of İzmir, Turkey (mid September - late October, 2012) - Our easygoing town where we should be granted local citizenship after spending such a long time and coming back to spend even longer time. No complaints, though. We chose to be back here with the captain's parents because it's nice and convenient. After seeing them off, we continued to stay here in our former space - the ferry had stopped operating as the summer season ended. So: ferry in, we are out, ferry out, we are in - quite fair. Hello, our nice friends, we are back and so happy to see you again, let's celebrate with the ouzo brought from the Greek land into the Turkish land with astronomical alcohol prices. Party almost every night. Some work has been done, too, such as the helm's seat. And experimenting with the home-made windvane is still going on - which will make a big difference when it is finished.
_________________________________________________________________________
Mordoğan, İzmir Körfezi, Türkiye (Eylül ortası - Ekim Sonu, 2012) - Keyfine düşkün, rahat kasabamız. Bunca uzun zaman geçirip, daha da uzun bir zaman geçirmek üzere geri döndüğümüz Mordoğan'da fahri hemşehri ünvanı verilmeli bize. Şikâyet yok ama. Mark'ın anne ve babasını getirecek en uygun yer olarak seçtik burayı, çünkü hoş ve rahat. Onları uğurladıktan sonra da burada kalmaya devam ettik, eski yerimizde - yaz sezonu bittiğinden feribot seferleri de durmuştu, biz de yerimizi geri aldık. Şimdi sevgili arkadaşlarımızla eğlenme zamanı, ne de güzel oldu dönmek! Üstelik alkolün ateş pahası olduğu Türk diyarına Yunan ellerinden getirdiğimiz uzomuz da var, hadi hep beraber kutlayalım. Neredeyse her akşam âlem. Gerçi bazı önemli işler de yapıldı teknede, dümen yanındaki sandalye gibi - artık dümen tutarken ayakta durmak zorunda değiliz. Bir de Mark'ın hâlâ uğraşmakta olduğu rüzgâr dümeni tamamlansa...

Older ]

 

 
 
 

 
Powered by SailBlogs